Herkese merhaba 😃☀️🌞
Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Genel olarak alan okuması yaptığım için kitap yorumlarımı çok paylaşmadım. 1892 yılında yayımlanan kitap, yazarın bize o dönemin Rusyası üzerinden sınıf farkını, duyarsızlığı, bireyselliği, eşitsizliği, yabancılaşmayı ve daha birçok detayı tüm gerçekliğiyle anlattığı bir başyapıt. Yaklaşık on-on beş yıllık bir süreci içine alan bu dönemde, Rusya’daki ekonomik sınıflar diğer toplumsal alanlara da yansıdığını ,bütün koşullar üst sınıfın hizmetine yönelik olduğunu işliyor.Çarlık Rusyasında elit kesimin doyumsuzluğu ve kibiri, insanlıktan uzak bireyleri temsil etmeye gayet iyi bir şekilde işlemeye yetmiş. Tam da bu ünlü hikâyenin yayımlandığı sene, bölgesinde kolera salgını baş gösteriyor ve Anton Çehov doktorluk mesleğini üstün emeği ve çabasıyla yerine getirdiğini kitapta görüyoruz.
Çehov, insanı içine çeken diliyle yazdığı kitapta Doktor Andrey Yefimıç ve hastası İvan Dmitriç’e hayat verip aralarında geçen felsefi diyaloglar ile toplumsal sorunları sorgulatıyor. Oldukça fazla kullandığı betimleme ve tasvirlerle gerçeklik algısını da katmadı oldukça güzeldi. Doktor, taşradaki epey kötü durumda, bakıma ve yeni bir düzene ihtiyacı olan ruh sağlığı ve akıl hastanesinde çalışmaya geliyor. Gayet tabii kendisi de bu hastanenin yenilenme gereksinimin farkında olarak geliyor ama hiçbir aksiyon almıyor bu zeki ve eğitimli Andrey durumu değiştirmek adına. Hastası İvan ise Altıncı Koğuş’ta yatan üniversite mezunu, zeki ve ilginç biri. Asabi ve düşündüğünü çekinmeden söyleyen biri,Andrey. Doktorun dikkatini çeken kişiliğiyle birlikte, dinden, felsefeden, toplumdan, insan hayatından konuşmaya başlıyorlar.
Daha fazla spoi veremden okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder